SANAL – ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TEKNOLOJİLERİNİN ENDÜSTRİ 4.0’DAKİ KONUMU

Stay at Home!

SANAL – ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TEKNOLOJİLERİNİN ENDÜSTRİ 4.0’DAKİ KONUMU

Endüstri 4.0 ve Sanal Gerçeklik

Son yıllarda sıklıkla duyduğumuz Sanal Gerçeklik terimi, en profesyonel alanlardan en basit teknoloji mağazalarına kadar hayatımızın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Peki sanal ve gerçek gibi birbirine zıt bu kavramlar neyi ifade etmektedir, nasıl çalışırlar ve Endüstri 4.0 daki yeri nedir?

Sanal Gerçeklik kavramı ilk olarak Morton Heilig’in 1962’de geliştirdiği Senseroma adlı cihazla başlamıştır. Sanal Gerçeklik denilince akla ilk olarak video oyunları gelse de sadece bu alanla sınırlı değildir. Bu kavram askeri uygulamalar, eğitim, satış-pazarlama, sağlık gibi pek çok sektöre entegre edilmiştir. En önemlisi de endüstrideki yeridir. Endüstriyel üretimdeki planlama, tasarım, üretim, servis, bakım, test ve kalite kontrol gibi her noktada sanal ortamlardan yararlanabilmektedir. Gerçek ve sanal dünyanın bu şekilde karışımı Endüstri 4.0’ın en kuvvetli yanlarındandır. 

Yeni çalışma şekilleri ve verimli yöntemler sunan Endüstri 4.0 daki ilerlemelerle Sanal Gerçekliğin birleşmesiyle endüstriyel alanda gelişmeler hızla artmaktadır. Endüstriyel üreticiler bu uygulamanın ihtiyaçları, yüksek derecede gidereceğini düşünmektedir. 

Birçok alanda sanal bir ortam oluşturularak nesnelerin gelişimi, üretimi ve test edilebilirliği kolayca belirlenmektedir. Örneğin, bir fabrikanın verimliliğini ölçmek için yeniden düzen kurmak ile uğraşmak yerine Endüstri 4.0 çevresinde oluşturulan sanal fabrika oluşturulup analiz edilebiliyor. Tüm ürünler en detaylı haliyle ele alınabiliyor ve buna yönelik düzenlemeler yapılabilir. Bütün  bu durumlar karşısında Sanal Gerçeklik, fabrikanın daha ayrıntılı veri toplayarak tasarruf etmesine, verimliliğinin artmasına imkan sağlayacaktır. 

Sanal Gerçeklik yalnızca fabrikanın işleyişi hakkında yardımcı olmanın yanında makinelerin bakımından sorumlu personellerin ya da öğrencilerin sanal ortamda uygulamalı olarak eğitim almalarına da olanak sağlamaktadır. Sanal Gerçeklik personellere fabrika işlemlerini doğru şekilde göstererek sınırsız çalışma alanı sunmaktadır. Makinelerin tüm işleyişine hakim olduklarından dolayı hata olasılıkları da ön görülebilmektedir. 

Endüstri 4.0 ve Artırılmış Gerçeklik

Artırılmış Gerçeklik teknolojisi, ses, video, grafik gibi verilerin bilgisayar yardımıyla gerçek dünya ortamı ile birleştirilmesiyle oluşan bir algı ortamının görünümüdür. Bilgisayar tarafından düzenlenerek yeniden oluşturulan ve insan duyularını harekete geçiren bir ortam ortaya çıkarak kullanıcıya sunulmaktadır. Gerçek zamanlı gerçekleştirilen bu uygulama çevredeki öğelerle de etkileşim halindedir. Bulunan çevreyle ilgili veriler gerçek dünyayla bağdaştırılabilmektedir. Daha basit bir şekilde geçmişten günümüze kadar ki video oyunlarının hepsi birer simülasyondur. Günümüzde ise Artırılmış gerçeklik eğitim, sanat, arkeoloji ve mimarı gibi birçok alana yayılmıştır. 

Artırılmış Gerçeklik yeni bir teknoloji olmasına rağmen çok çabuk kabul görmüştür. İnsanların hayal gücüyle sınırlandırılan bu teknoloji mühendisler ve tasarımcıların inovatif fikirler ve ürünler üretmesine olanak sağlamaktadır. 

Endüstri alanında yoğun bir şekilde karar verme ve geliştirme konusunda kullanılmaktadır. Artırılmış gerçeklik sayesinde tek bir komut kullanılarak makineler ile kolayca iletişim sağlanarak değişimler ve talimatlara uygun çalışmalar yapılabilecektir. Örneğin, tüketiciler herhangi bir gıda maddesini tüketmeden bile içeriğine erişebilmek, bir tamirci kullanma kılavuzunu daha detaylı anlamak için sistem parçalarını görüntüleyebilmek ve montaj aşamasında kolaylık sağlanabilmektedir. BMW, Boeing ve Volkswagen gibi markalar ise imalat ve montaj süreçlerini Artırılmış Gerçeklik sayesinde gerçekleştirmektedir.

Artırılmış Gerçeklik, gerçek evren ile bilgisayar evrenini bulanık bir çizgi ile ayırmaktadır bu sayede görme, duyma, hissetme, dokunma duyularımızın yeni bir evrende hareket halinde olmasına olanak sağlamaktadır. Gelecekte bu teknoloji aracılığı ile sadece bir gözlük takarak dünyanın her yerine gerçek zamanlı seyahat edebileceğiz, başımız ağrıdığında neler olduğunu canlı görebileceğiz hatta hayal gücümüzü gerçek dünyaya uyarlayıp hayatımızı kolaylaştırabileceğiz.

Yazar: Serra Nur Ünat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir